İyi Bir Konuşmacının Asla Kullanmayacağı 10 Cümle

Iyi Bir Konusmacinin Asla Kullanmayacagi 10 Cumle

Bir kalabalığın kalbini kazanmak gerçekten zordur, birkaç dakika içerisinde bir oda dolusu insanın sunumunuza olan ilgisini yitirmesi çok kolaydır. Dinleyicilerinizin, ilgisini kaybetmediğinden emin olmak için aşağıdaki 10 cümle ve benzerlerini sunumlarınızda, konferanslarınızda ya da iş görüşmelerinizde asla kullanmamalısınız.

1. ‘’Ben çok yorgunum, hastayım ya da halsizim.’’

Her beş sunumdan bir tanesi, bahane cümleleri ile başlar: ‘’Bu sunumu ya da konuşmayı yapacağımı bana dün söylediler.’’ ve ya  ‘’Çok uzun bir yoldan geldim, kusuruma bakmayın.’’ gibi cümleleri artık insanlar duymak istemiyor.

Bu gibi durumlarda, çıkıp o konuşmayı yapmadan önce, bir ilaç ya da sert bir kahve içip biraz dinlendikten sonra sunuma başlayabilir ya da mümkünse sunumunuzu başka bir güne erteleyebilirsiniz. Eğer yorgun argın bir biçimde sunumunuza başlarsanız, üzerinizdeki kötü enerjiyi sizi dinleyenlere aktarıp, sunumunuzu yerle bir etmiş olursunuz.

2. ‘’Beni duyabiliyor musunuz? Evet duyabiliyorsunuz.’’

Birçok insan, konuşmasına bu cümle ile başlar. ‘Beni duyabiliyor musunuz?’’ Aslında mikrofonunuzun açık olup olmadığını kontrol etmek için, mikrofona üç kez dokunmanız yeterli olacaktır. ‘’Arka taraftaki herkes beni duyabiliyor mu?’’ diye bağırıldığında, dinleyiciler mikrofondan bu yüksek ses geldiği an sadece gülümserler. Aslında arka tarafta oturan herkes sizi duyabiliyordur ama kimse ‘’Evet, seni duyabiliyoruz.’’ demez.

Mikrofonun sesini ayarlamak konuşmacının sorumluluğunda değildir, bu orada çalışan görevlilerin sorumluluğundadır ve eğer görevliler konuşma esnasında etrafta yoksa, siz salona girmeden önce onlar zaten  son kontrolleri yapmış demektir.

Fakat konuşmanıza başladığınızda sesinizin mikrofondan karşı tarafa iletilmediğini düşünüyorsanız, sakinleşin, rahatlayın ve üçe kadar saydıktan sonra bağırmadan tekrar cümlenize başlayın. Eğer hala sesinizin mikrofondan iletilmediğini düşünüyorsanız, sakince sahnenin kenarına yürüyün ve görevlilerden gizlice mikronunu kontrol etmelerini rica edin.

Ayrıca, konuşmanız boyunca sizi dinleyenlere gülümsemeye çalışın ve kendinizden emin bir tavır sergilediğinizden emin olun.

3. ‘’Sizleri göremiyorum çünkü ışıklar gözümü alıyor.’’

Evet, siz sahnedeyken ışıklar gözünüze çarpar, sahne her zamankinden daha sıcaktır ve bu durum sizi dinleyenleri görmenizi engeller ama dinleyiciler sizin bu sorunlarınızla ilgilenmezler.

Odaklanmak için, karşıda gördüğünüz en karanlık noktayı belirleyin, sık sık gülümsemeye özen gösterin ve kendinizi evinizdeki gibi rahat hissetmeye çalışın. Eğer yakınınızda oturanları görmek istiyorsanız, dinleyicilerinize doğru yürümekten çekinmeyin.

Ayrıca, insanları görmek için elinizle gözünüzü kapatmayın ama kibarca ışık düzenlemelerinden sorumlu kişiye ışıkları biraz kısması için ricada bulunabilirsiniz. Çünkü bazen soru sorduğunuzda sorunuzu cevaplayacak seyirciyi seçmeniz ya da yüzde hesaplamaları yaparken havadaki elleri saymanız gerekebilir. Bu yüzden de daha iyisi, ışık düzenlemelerinden sorumlu kişiyle, sunuma başlamadan önce nerede ışıkları açması nerede kapatması gerektiğini kibarca belirtebilirsiniz.

4. “Konuya ya da size daha sonra tekrar döneceğim.”

Eğer sizden birşeyler öğrenmek için fazlasıyla istekli olan bir dinleyiciye denk gelirseniz ve bu ilginizi dağıtıp, size ayrılmış olan zamandan çalıyorsa, bu durumun sizin için bir sorun olmasına izin vermeyin. En kısa sürede dinleyicinin merakını gidermeye çalışın ve bilin ki bu bire bir diyalog, genel açıklamalar yapmadığınızı kanıtlayarak dinleyicilerin gözünde değerinizi arttıracaktır. Eğer dinleyicilerinizden biri zor bir soruya cevap vermek için elini kaldırırsa, onu bekletmeden hızlıca söz hakkı verip, sorunuza vereceği yanıttan önce onu bu cesur hareketinden dolayı onurlandırmayı unutmayın.

5. ‘’ Buradaki yazıyı okuyabiliyor musunuz?’’

Sunum yazılarınızı hazırlarken uymanız gereken en önemli kural: dinleyicilerin yaş ortalamasına ya da salonun büyüklüğüne göre, yazıların büyüklüğünü ayarlamaktır. Eğer dinleyicilerinizin yaş ortalamasının 40’lı yaşlarda olacağını düşünüyorsanız, yazınızı en az 100 punto ile yazmaya özen göstermelisiniz.

6. ‘’Sizin için bunu yüksek sesle okuyayım.’’

Sunum slaytlarına, dinleyicilerin okuyarak zaman harcayacağı ve sıkılacağı uzun metinler eklemeyin, bunu yapsanız bile bu metinleri kaybettiğiniz ilgiyi geri kazanmak için, yüksek ve kaba bir ses tonuyla okuyarak izleyicinizi daha da fazla rahatsız etmeyin.

Bir sunumu, kısa cümleler yerine uzun uzun metinlerden oluşturursanız, dinleyicilerin size olan ilgisinin sunumunuzdaki yazıları okumaya kaydığını göreceksiniz. Bir slayt sayfasında 6 küçük madden fazlası yer alırsa, insanlar oradaki yazıya odaklanır ve okumaya başlar. Peki ya insanlar okumaya başladığında ne olur? Sizi dinlemek yerine oradaki yazılara odaklanırlar.

İşte bu yüzden, slayt hazırlarken konuyu küçük başlıklar halinde hazırlamalı ve başlıkların içeriklerini siz anlatmalısınız. Bu sayede, çok başarılı ve akılda kalıcı bir sunum sergilemiş olursunuz.

7. ‘’Telefonlarınızı, diz üstü bilgisayarlarınızı ya da tabletlerinizi kapatın.’’

Bir zamanlar seyircilere elektronik cihazlarını kapatmaları rica edilirdi, ama artık bu cümle kullanılmamalı.

Belki seyircilerden elektronik cihazlarını sessiz konuma almalarını rica edebilirsiniz, ayrıca konuşmanızın gerçekten ilham verici bir konuşma olduğundan emin olmalısınız ki insanlar oynadıkları oyunlardan ya da Facebook kontrollerinden vazgeçip size odaklansınlar.

Kısacası, insanlara cihazlarını kapatıp size yoğunlaşmalarını diretmek yerine, mükemmel bir konuşma sergileyerek ilgi odağı olmak için özen göstermelisiniz.

8. ‘’Fotoğraf çekmenize ya da konuyla ilgili not almanıza gerek yok; bu konferans internette yayınlanacaktır.’’

Gerçekleştirecek olduğunuz sunumun yayınlanması gerçekten mükemmeldir ama bir çok kişi için yazı yazarak not alma eylemi, ezberlemek için harika bir yoldur. Kısacası, siz sunumunuzu gerçekleştirirken, insanlara sizin dikkatinizi dağıtacak eylemler dışında istedikleri her şeyi yapabilmeleri için izin vermelisiniz.

9. ‘’ Bu soruyu sizin için hemen cevaplayayım.’’

Bir soruya, sorulduğu anda cevap verebilmek tabi ki de mükemmel bir şeydir ama cevaplamadan önce yapmanız gereken başka bir şey daha vardır. İzleyicilerinizden gelen bir soru, genellikle konuya hakim olduğunuz için size oldukça basit gelecektir, fakat cevap verirken bu sorunun izleyiciniz için önemli olduğunu dikkate alarak akıcı ve canlı bir biçimde cevap vermeye özen göstermelisiniz. Bunun için de cevap verirken seçeceğiniz kelimeleri tasarlamak için vakit kazanmalısınız. Mesela “Herkesin duyabilmesi için soruyu tekrarlıyorum.” diyebilirisiniz. Bu davranışınız, soruyu genelleştirmenizi sağlayacağı gibi aynı zamanda da size zaman kazandıracaktır. Zamanla bu davranışı alışkanlık haline getirirseniz, cevaplarınızı izleyiciler için oldukça tatmin edici bir hale getirecektir

10. ‘’ Konuyu uzatmamaya özen göstereceğim.’’

Genellikle, hiçbir konuşmacı bu verdiği sözü tutamaz ama birçok konferansa bu cümle ile başlanır.

Dinleyiciler, sizin konuşmanızı kısa kesip kesmeyeceğiniz ile ilgilenmezler. Karşınızdaki insanlar, sadece belirtilen saatler içerisinde verimli bir konferans gerçekleştirmenizi isterler. İnsanların önem verdikleri tek şey; bu konferanstan ya da sunumdan bir şeyler öğrenebilmektir. Yani ‘’ Fazla zamanınızı almayacağım.’’ demek yerine ‘’ Gerçekten hepimiz için verimli bir sunum olacağına inanıyorum.’’ diyerek konuya girebilirsiniz.

Ayrıca Bir İpucu Daha : ‘’ Ne yani zamanımız bitti mi? Fakat benim 10 tane daha başlığım var.’’

Eğer hazırlık yapmadan geldiyseniz ve size ayrılan süreden daha fazlasına ihtiyacınız varsa, bu tür cümleler kurarak her şeyi mahvedebilirsiniz. Sunumunuzu size ayrılan süre içerisinde, eksiksiz bir biçimde gerçekleştirmeli ve tam zamanında da bitirmelisiniz.

Hatta ve hatta 5 dakika erken bitirmeli ve ‘’Konuyla ilgili sorusu olan var mı?’’ diye de sormalısınız.  Sorusu olan yoksa biraz kibarlık yaparak ‘’ Peki ya benimle bir kahve içip, 5 dakika sohbet etmek isteyen var mı?’’ diye sorarak, içlerinden bir kişi seçip yüz yüze bir kahve sohbeti gerçekleştirebilir ve seyircilerinizin saygısını kazanabilirsiniz.

Sonuç: Her şeye hazırlıklı gelmek ve profesyonel olmak zorundasınız. Dinleyiciler sizlere açık görüşlü, ciddi, profesyonel olduğunuz ve onların zamanını çalmadığınız için değer veriyor olacaktır. Bunları asla unutmayın!

Kaynak: Lifehack.org
Ceviri: LifehackTR.com
Çevirmen: Gizem Yediçam

Bir Yorum Yaz