Konuşurken Yapılan 10 Yaygın Hata

Konusurken Yapilan 10 Yaygin Hata

Aslında insanlar ilişki odaklı varlıklardır. Bu dünyada, diğerlerine bağlı olmak ve sağlam bir topluluk oluşturabilmek adına bulunuyoruz. Bu amacı yerine getirmek için birbirimizle iletişim kurmamız gerektiği ise su götürmez bir gerçektir.

Meslektaşlarımızla geliştirici ve üretken konuşmalar gerçekleştirmeliyiz. İyi bir iletişim sayesinde romantik ilişkilerden tutun da, iş ortaklıkları ve hatta ürün satışları bile kolaylıkla sağlanabilir. İyi iletişim becerileri, uzun süreli ilişkiler için çok önemlidir. Peki, bunları nasıl geliştirebiliriz? Aşağıda bahsedeceğimiz 10 yaygın hatayı iletişim bankanızdan atarak işe başlayabilirsiniz.

1. Hızlı mı Konuşuyorsunuz?

Yeni birisiyle tanıştınız ve garip bir durum içinde hissediyordunuz. Bu yüzden gerginleştiniz ki, bu oldukça normal. Kendinizi toplayacak zamanınız da yoktu ve siz de boş yere gevezelik ettiniz, çok hızlı ve çok fazla konuştunuz. Sonuç olarak da, karşınızdaki kişi söylediklerinizden tek bir kelime bile anlamadı.

Çözüm: Gerginlik, konuşmalarımızdaki bu tip yaygın hataları beraberinde getirir.  Bununla mücadele etmek için sadece derin bir nefes alın ve gülümseyin. Diyelim ki, konuştuğunuz kişi söylemeniz gereken şeylere karşı oldukça ilgili; bu yüzden konuşurken bazı küçük aralar verin.

2. Çok mu Fazla Soru Soruyorsunuz?

Eğer polis sorgusuna çeker gibi çok fazla soru sorarsanız, konuştuğunuz kişi hangi soruya cevap vereceğini şaşırır. Sonuçta bir bağlantı sağlanır ama buna asla bir ilişki denemez.

Çözüm:
a- Genel bir soru sorun
b- Cevabı göz önünde bulundurun
c- Sorduğunuz soruya verilmiş olan cevap üzerine bir geribildirim sağlayın.
d- Cevap için bekleyin. Eğer karşınızdaki bir soruyla cevap verirse, güzel. Fakat bir açıklamayla karşınıza çıkıyorsa, söylediklerini tekrarlayın ve hazırlanması için biraz bekleyin.

3. İfadeleriniz Çok mu Üzerinde Çalışılmış Gibi?

Bir satış yapacaksınız ve bu nedenle şirketinizin vermiş olduğu satış senaryosunu ezberlediniz. Siz ezberlemiş olduğunuz şeylere dayanarak konuşsanız da, karşınızdaki kişiden bir tepki alamıyorsunuz. İşte burada kafa karışıklığı ortaya çıkıyor.

Çözüm: Güven her şeydir. Eğer muhtemel müşteriniz size gerçekten güvenmemişse, bir anlaşma imzalamayı aklınızdan bile geçirmeyin.

4. Kendinize Çok mu Düşkünsünüz?

Kendiniz, işiniz, hayalleriniz ve sıkıntılarınız hakkında o kadar fazla konuşuyorsunuz ki, karşınızdaki kişi kendisini sizinle alakalı bir seminere katılmış gibi hissediyor.

Çözüm: Karşı tarafın da fikrini sorun.
“Benim en sevdiğim konu kişisel finans. Ya seninki?”

5. Belli Bir Hedefiniz mi Yok?

Oldukça yumuşak bir şekilde konuşuyorsunuz fakat konuşmanın sonunda elle tutulur bir sonuç elde edemiyorsunuz. Önce güven mi oluşturmak gerekiyordu? Yoksa satışa mı öncelik verilseydi? Yoksa müşteriyi dışarı mı davet etmek gerekirdi? Kim bilir!

Çözüm: Yetişkin insanların iletişimi yüzeysel değildir; içinde bir amaç barındırır. Ama ne tür bir amaç? Önce bunu belirleyip, konuşmaya o şekilde başlayın.

6. Her Zaman Haklı Olmak Zorunda mısınız?

Sizin için her konuşma adeta bir savaş gibi. Herkesi söylediğiniz şeylere ikna etmeye çalışıyorsunuz ve bu yüzden asla pes etmiyorsunuz. Her zaman haklısınız, değil mi?

Çözüm: Herkesin kendisine ait bir düşüncesi vardır, öncelikle bunu kabul edin. Düşüncelerinizi karşınızdakine zorla kabul ettirmenize gerek yok. Aksine böyle yaparak o kişiyi daha da uzaklaştırırsınız. Kibir, bu tip yaygın konuşma hatalarına kapı açar. Bu yüzden mütevazi olun.

7. Az Çok Tanıdığınız İnsanlarla Tuhaf Konular Hakkında Konuşuyor musunuz?

Aslında yeni tanıştık ama eski ilişkilerimi, bitmeyen sindirim problemlerimi ve dökülen saçlarım hakkındaki konuşmalarımı dinle bence.”

Çözüm: Yeni tanıştığınız biriyle konuşurken din, cinsellik, siyaset ve olumsuzluk içeren konulardan uzak durun. Hobiler, ortak ilgi alanları veya bulunduğunuz konferans hakkında konuşabilirsiniz.

8. Gerçekten Dinliyor musunuz?

Sıra size gelsin diye karşı tarafın susmasını bekliyorsunuz. E tabi siz konuşma becerilerinizle insanları hayrete düşürme derdindesiniz, kim umursar ki söylenenleri?

Çözüm: Gururunuzu bir kenara bırakın ve karşınızdakinin söylediklerini gerçekten duymaya çalışın. Satır aralarını ve vücut dilini anlamaya gayret edin. “evet-hayır” sorularını kullanmaktan kaçının, bunun yerine daha derin sorular sormayı tercih edin. Siz gerçek anlamda dinlemek için ordasınız, üstünkörü duymak için değil.

9. Konuştuğunuz Kişiye Karşı Kaba mısınız?

Karşınızdaki kişiden daha iyi olduğunuzu düşünüyorsunuz ve bu yüzden de onun düşüncelerine saygı göstermiyorsunuz. Pek tabii, aslında siz kibar bir dil kullandığınızdan ve davranışlarınıza dikkat ettiğinizden eminsiniz fakat kelimeleriniz kırıcı ve tavrınız da hiçe sayar gibi.

Çözüm: Bir şeyi nasıl yaptığınız, neyi yaptığınızdan daha önemlidir. Bu iletişim için de böyle. Eğer amacınız iletişim kurmaksa, önce saygı duymayı öğrenmelisiniz.

10. Kullandığınız Vücut Dili İtici mi?

Siz insanlarla iletişim kurmak istiyorsunuz ama kimse sizinle konuşmak istemiyor. Sizce neden? Kollarınız bağlı, kambur duruyorsunuz ve kaşlarınız da çatık. İşte sebep bu.

Çözüm: Rahatlayın. İletişim açık olmakla alakalıdır ve toplumsal bir olgudur. İnsanların gözlerine bakın, daha fazla gülümseyin, dik ve kendinizden emin durun. Sizde bu kabiliyet var.

Kaynak: Lifehack.org
Ceviri: LifehackTR.com
Çevirmen: Sedef Yakarisik

Bir Yorum Yaz